AVHO’ DAN KKKA UYARISI !!!

Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Hüseyin TANRIVERDİ, yaz aylarının başlaması ve hava sıcaklıklarının artması ile oluşan kene tehlikesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Tanrıverdi yaptığı yazılı açıklamalarda şu konulara değindi ;

Normalde insana özgü kene türü yoktur. Bu hastalıkla taşıyıcı olan keneler dahil, tüm kene türleri evcil ve yabani hayvanlarda bulunur ve hayvanlarda beslenirler. Özellikle kırsalda, insanlara yapışıp kan emebilirler.

Bir insana her kene yapıştığında KKKA hastalığı ortaya çıkmaz.

Hastalığın görülmesi için;

1 – İnsana yapışan kenenin, bu hastalıkta taşıyıcı olan kene türü olması ,

2 – Bu kenenin aynı zamanda hastalığın etkenini (virüs) taşıyor olması

3 –  Kenenin insana yapıştıktan sonra , 8 saatten fazla kan emmiş olması gerekir.

 

Bu nedenle halk arasında kene hastalığı olarak bilinen KKKA hastalığından korunmak için keneden korunmak gerekir. Keneden korunmak için de öncelikle keneyi bilmek ve tanımak gerekir.

Keneler toprağa yumurtlayarak çoğalırlar. Burada yumurtadan çıkan yavru  ( lavra ) 6 bacaklı ve haşhaş tanesi kadardır. Bunlar kan emip kabuk attığında( gömlek değiştirdiğinde ) 8 bacaklı büyük yavru ( nimf ) olur. Susam tanesine benzerler. Bunlarda kan emip gömlek değiştirdiğinde yine 8 bacaklı ergin olur ki, erginler açken ( kan emmemişken ) karpuz çekirdeğine benzer. Erginlerin dişileri kan emdiğinde ise zeytin tanesi gibi olurlar. İşte en çok bu hali ( zeytin tanesi gibi ) hemen herkesçe bilinir. Kenelerin yavru halleri hemen hemen hiç bilinmez. KKKA hastalığında larva da nimf de , ergin de hastalık taşıyıcısı olabilir.

Hangi kenenin hastalık taşıyıcısı olduğu normalde bilinemeyeceğinden , vatandaşımız için esas olan, her keneden ve her kenenin larva, nimf ve ergin aç hallerinden ( haşhaş, susam, karpuz çekirdeği gibi olanlardan ) korunmak olmalıdır. Bunun içinde;

1 – Hastalık riski bulunması nedeni ile , yasaklanan veya uyarı bulunan alanlara asla girilmemelidir. Girilmesi zorunlu ise , süre kısa tutulmalı ve çok dikkatli olunmalıdır.

2 – Tarlaya, ava , pikniğe veya doğa gezintisine gider iken açık renkli elbise giymeli ve zaman zaman elbise üzerinde kene olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kene var ise uzaklaştırılmalıdır.

3 – Pantolonun paçasını çorap içine sokmak, ancak açık renk elbise ve zaman zaman kontrol edilir ise yararlı olur. Çünkü pantolon paçası kene girişine engel ise , yalnızca yol uzar. Kene bu sefer de daha çok mesafe kat ederek , gömlek yakası veya koldan girmeyi deneyecektir.

4 – Kene riskli alanlara ( bağ,bahçe,tarla,orman,piknik v.s ) gidip eve dönüldüğünde , üstümüz ev  dışında değiştirilmeli ve banyoda vücudumuzun tamamı gözden geçirilmelidir. Küçük çocuklar anne veya babaları tarafından kontrol edilmelidir. ( özellikle, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi , saçlı deri) . Saçlar ( saç arasında larva riski ) bir süre sık dişli tarakla taranmalıdır.

Kene yapışması söz konusu ise 8 saat süre boyunca korkma, 8 saat içerisinde en yakın sağlık kuruluşuna gidilerek gerekli tedavi uygulanmalıdır. 8 saat içinde ulaşabileceğin herhangi bir sağlık kurumu yok ise kendin eldiven kullanarak pensle hemen çıkartmalısın.

5 – Çıkarılan kene asla ezilmemeli, ağzı kapatılabilen bir kap içerisine konularak muhafaza edilmeli, yada kap içinde kendiliğinden ölmesi sağlanmalıdır.

6 – Kene çıkarıldıktan sonra veya gerek görüldüğünde ( veya grip benzeri şikayetler, derialtı kanaması, ateş vb.söz konusu olduğunda ) derhal en yakın hastaneye müraacat edilmelidir.