MESLEKTAŞLARIMIZA, BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

Veteriner Hekimin Fiziki Reçete İhdas Etme Hak, Yetki Ve Zorunluluğunu Yasaya Rağmen Yasaklayan E-Reçete Sistemine Dair Yeni Talimatname’ye Karşı Odamızca

Danıştay Nezdinde Dava Açılmıştır

 

Tarım ve Orman Bakanlığınca ihdas edilen “Talimat ve Uygulama Kılavuzu” isimli düzenleme, herhangi bir resmi gazete ya da başkaca ilan olmadan, web sayfasında duyurulmasıyla öğrenilmiştir. Bakanlık AYNI KONUDA (e-reçete konusunda) geçtiğimiz bir yıl içerisinde arka arkaya çıkarılan “Veteriner hekim e-reçete uygulama talimatı ve kullanma kılavuzu Versiyon I”, hemen arkasından yaklaşık bir buçuk aylık süre geçmişken, 22 Şubat 2018 tarihinde 77 sayfalık “Veteriner hekim e-reçete ve ilaç takip sistemi talimatı ve kullanma kılavuzu Versiyon I” olarak, ve sonrasında 14 Mart 2018 tarihinde “Veteriner hekim e-reçete ve ilaç takip sistemi talimatı ve kullanma kılavuzu Versiyon II” olarak 3 (üç) farklı birbirini tamamlayan işlem ihdas etmişti. BU KEZ YAYIMLANAN DAVA KONUSU TALİMAT ÖNCEKİ ÜÇ TALİMATI YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞINI ilan etmiştir (12.3, 12.4, 12.5 maddeleri).

Bakanlık, veteriner hekimliği kamu hizmetini yazboz tahtasına çevirmiştir. Bu kadar sık ve birbirini ilga eden değişiklikler yapmak, her şeyden önce idari istikrar ilkesine, düzenli idare ilkesine, idari işlemlerin belirliliği (Legal Certainty) ilkesine aykırıdır.

Dava konusu bu dördüncü talimat ise, baştan aşağıya yeni bir VETERİNER HEKİMLİĞİ HİZMET DÜZENİ kurmaktadır. Davalı, bütün hizmet düzenini; teknik ve ihtiyari bir yardımcı fonksiyon olarak düzenlense anlaşılabilecek olan E-REÇETE yöntemini merkez alarak bunun üzerine kurmaktadır. Mesleklerini icra eden veteriner hekimleri, “bu talimata uygun olmayan her türlü uygulama tam bir uygunsuzluk olarak değerlendirilecektir” şeklinde birden fazla maddede uyaran Talimat’ın ANA SORUNU, veteriner hekimlerin 6343 sayılı Meslek İcra Kanunu 12. Madde ile var olan KAĞIT REÇETE YAZMA HAKKI ve ZORUNLULUĞUnu fiilen ortadan kaldırmasıdır.

DAVALI İDARENİN BÜYÜK HATASI, Reçete yazmak ile reçeteyi sisteme girmek işlemlerini aynı sanmak ve tek bir işlemde birleştirmek olmuştur.

Oysa reçete yazmak hak ve yetkisi, bir hekimin;

  • Yasayla düzenlenmiş,
  • Kamusal,
  • Tarihsel,
  • Bilimsel,
  • Deontolojik yetkisidir.

Kullanılan ilaçların takibini sağlamak üzere kurulan bir bilgisayar sistemine ilaçların/ve veya reçetelerin girilmesi ise, teknik bir husustur. İdare hukuku bağlamında bu ancak tali bir tamamlayıcı işlem olabilir.

Veteriner hekimin kamusal deontolojik yetkisi, bir internet sayfası üzerinden giriş zorunluluğuna dönüştürülerek ve TEK İMKÂN OLARAK BU E-REÇETE DÜZENLENEREK, yaşamın olağan akışı gereği kullanılması zorunlu olan fiziki reçete ortadan kaldırılarak, evvela bu deontolojik kamusal yetki ve yeti anlaşılamamış olmaktadır. Özetle şekil, esasın yerini almaktadır.

Kaldı ki, Bakanlık tarafından hazırlatılan, daha önce herhangi bir örneğinin bulunmadığı yine Bakanlık tarafından ifade edilen e-reçete yazılımının kullanımının öğrenilmesi kolay değildir ve sistemi tek seçenek olarak kullanmak zorunda bırakılan veteriner hekimler büyük zorluk yaşamıştır. Dava konusu talimatta sistemin kullanımına dönük onlarca bürokratik ve teknik detay ve bunlara uymamanın uygunsuzluk olarak addedileceği atfı vardır.

Bununla da kalmayıp, yazılımda öneri ve gereksinimlerden dolayı Bakanlık tarafından sürekli olarak büyük ya da küçük revizyonlar yapılmakta, veteriner hekimler bu değişiklikleri takip edememekte, ama hepsinden önemlisi, henüz oluşum ve iyileştirme süreci devam eden bir yazılımı kullanmaya zorlanmaktadır. Oysa yeni hazırlanan yazılımlar tüm dünyada önce yazılım uzmanları, sonra gönüllüler tarafından denendikten sonra daha küçük örneklemlerle yapılan pilot uygulamalarla stabil hale getirilerek geliştirilir, hata ve eksiklikleri olabildiğince giderilerek kullanıma sunulur. Bakanlık tarafından hazırlatılan ve henüz eksiklikleri tamamlanmamış olan e-reçete sistemini alternatifsiz olarak kullanmak zorunda bırakılan tüm veteriner hekimler denek pozisyonuna düşmüştür ve zorluk yaşamaktadır.

Daha da önemlisi fiziki reçetenin yok edilmesi ve tek seçeneğin elektronik olarak sisteme girme şeklinde düzenlenmesi, YASAYA AYKIRIDIR.

İdare önce reçetenin tarifini yapıp arkasından, başına bir “e” harfi ekleyerek muhtevasını ve niteliğini ortadan kaldıracak şekilde adına e-reçete demiş, onun devamında da Anayasa’ya ve Kanunlara aykırı olarak veteriner hekimlerin artık mesleklerini bu devamlı değişen bilgisayar programı talimatlarına göre değişim halindeki versiyonlarla uyum içinde icra etmesini istemiştir.

Oysa 6343 sayılı “Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun”un 12. maddesi açıkça

“Veteriner hekimlerin REÇETE KAĞITLARINDA diploma numaralarını, muayenehane veya ikametgah adreslerini açıkça göstermeleri mecburidir.” hükmünü havidir. Yasa REÇETE KAĞIDI kavram ve uygulamasını düzenlerken, bunu bir idari talimatla kaldırmak mümkün değildir.

Fakat davalı Bakanlığın şu ana kadar bir senede çıkardığı toplam 4 Versiyon halindeki (İLK ÜÇÜ MÜLGA) e-reçete adı altındaki bilgisayar programı talimatları, veteriner hekimlik icra kurallarını devamlı ve belirsiz bir değişkenlik içinde, bir mesleğin deontolojik var olma sebebini ortadan kaldırarak yeniden düzenlemeye kalkmakta, hangi ilacın, hangi hastalıkta ne kadar doz olarak kullanılacağı noktasındaki veteriner hekimliği inisiyatifini de yok etmektedir.

Hekimlik dallarında uygulama usulleri bin yıllardan beri belli bir standarda sahip iken, Bakanlığa bağlı Genel Müdürlük yayımlayarak zorunlu ve tek seçenek olarak sunduğu bilgisayar programı talimatıyla beraber hekimlik esaslarını ve kanun hükümlerini sekteye uğratmaya başlamıştır.

Dava konusu talimatlara göre, veteriner hekimler önce hastayı muayene edecek, teşhis koyacak, sonra internetin aktif olduğu bir bilgisayarın başına geçecek, e-reçete programına hayvanın ve sahibinin TC kimlik numarası dâhil bütün verilerini, kimlik bilgilerini yazacak, e-reçete talimatı bilgisayar programı veteriner hekime hastaya koyduğu teşhisi yazmasını isteyecek, ondan sonra hangi ilacı yazmak istediğini soracak, sonrasında, bilgisayar programı ilacın dozunu söyleyecek, sistem çalışıyorsa onay alacak, tüm bu teknik bürokrasiyle tedavi esnasında uğraşacak, ardından tekrar hastasının başına dönüp mesleğini uygulamaya çalışacak.İnternet çalışmıyorsa hastasına ilaç uygulayabilmek için internetin çalışmasını bekleyecek veya internet çeken bir bölgeye gidecektir (Talimat&Kılavuz madde 1.5.1., 1.5.2., 1.5.3.).

Tüm bu sebeplerle, Anayasadan aldığı görevi Veteriner Hekimlerin kamusal mesleki hak ve yetkilerini korumak ve Hayvan Sağlığını korumak olan Odamızın talimatıyla hukuk müşavirliğimiz, Veterinerlik Hizmetini “teknik” adı altında bir bürokrasiye sokan ve hizmeti uygulanamaz hale getiren zorunlu E-reçete sistemine karşı Danıştay’da dava açmış ve bu düzenlemenin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINI ve İPTALİNİ istemiştir.

Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygı ile duyururuz.

 

ANKARA BÖLGESİ VETERİNER HEKİMLER ODASI