• 16 Ağustos 2022

Orman Yangınlarda Veteriner Hekim İlk Yardım Uygulamaları

Kas 6, 2021

 

Orman Yangınlarda Veteriner Hekim İlk Yardım Uygulamaları
PDF dökümanına ulaşmak için tıklayınız.

Orman yangınlarına bağlı oluşan yanıklar, spesifik tıbbi tedavi ve yönetim gerektiren karmaşık yaralanmalardır. 

Bir orman yangınında ilk yardım veteriner hekiminin öncelikleri:  

  • Hayvana yaklaşmanın güvenli olup  olmadığını kontrol edin (kişisel güvenlik kıyafetleri)  
  • Hayvanı  yakalayın  ve  güvenli    bir  alana  çıkarın
  • İlk yardım uygulayın
  • Yanık  yarasını  soğutun  
  • Şok ve ağrı için tedavi edin
  • Klinik/Hastanede tedavi amacıyla nakil için hastayı hazır hale getirin

Yanıkları değerlendirirken  göz önünde bulundurmamız gerekenler;

  • Yanığın derinliği
  • Yanığın boyutu
  • Yanığın yeri

Yanığın      derinliği, uzun süreli  prognozun  yanı    sıra  yanık    yaralanmasının  tedavisi  ve  yönetimini 

belirlemek  için    kullanılır.  

Yanığın derinliği, yaralanmanın özellikleri hakkında öznel bir değerlendirme yapılarak tespit edilir.  Yanıklar gelişen yaralardır ve bu nedenle bir veteriner tarafından ödem  ve eksüda değişiklikleri olarak sık sık kontrol edilmelidir. Bu durum, özellikle  yaralanmadan sonraki ilk birkaç  gün içinde değerlendirilmesi zor  olan    orta  veya  orta dermal  yanıklarda ayrıca önemlidir.   

Yanıklar  genellikle  üç  tipe  ayrılır:  

  • yüzeysel/epidermal   yanıklar,
  • kısmi kalınlıklı  yanıklar  ve
  • tam kalınlıklı  yanıklar (aşağıdaki Tabloya bakın). 

Orman yangınlarında farklı yanık şekillerine rastlamak mümkündür. Sıklıkla her üç yanık türü  de  aynı  yanık  yarasıyla ortaya çıkacaktır. Enfeksiyona (genellikle çiftlik hayvanlarından farklı olarak daha zor yakalanabilen vahşi hayvanlarda yanık ve yaralanma oluşmasının ardından yakalanana kadar yara kirlenecektir)  bağlı derinlik değişebilmektedir.

Yardım  Uygulamaları”

 Yüzeysel epidermal  (1.  derece)Yüzeysel dermal  (yüzeysel  kısmi  kalınlık)Orta dermal  kısmi  kalınlıkDerin dermal (derin kısmi  kalınlık)Tam kalınlık  (3.  derece)
patolojiSadece EpidermisEpidermis ve  üst dermis,  çoğu  anatomik yapı  bozulmamışEpidermis &    dermisin  bir parçası.   yüzeysel  anatomik yapılar  etkilenmiştirEpidermis ve    dermisin  önemli bir kısmı, sadece daha derin  adneksal  yapılar  bozulmamış.Epidermis, dermis ve  hücre  adneksal  yapıları tahrip edildi
görünüşKuru, kırmızı  (eritem),  ışıltılı,  nemlikırmızı, soluk  pembekoyu pembeden  kırmızıya  kuru, lekeli / benekli  ve  kiraz  kırmızısı  veya  beyazkuru, kösele,  beyaz, siyah  (kömürleşmiş) veya sarı. eskar görülebilir.
KabarcıkYoksaatler  içinde büyükolabilir bazenYok
Kapillar geri dolumHızlıhızlı ama daha yavaş  dönüşdurgunciddi şekilde gecikmiş  veya  yokYok
hisağrılıçok acı vericidaha az acı verenAzalmışYok

Tablo 1:  Derinliğe göre farklı yanık tiplerinin  özellikleri   

Yanık derinliğinin yanı sıra, uygun yönetimi belirlemek,  hızlı  iyileşmeyi  teşvik   etmek ve komplikasyonlardan kaçınmak için yanığın boyutunun zamanında ve doğru bir şekilde tahmin edilmesi gerekir.

        Yanığın  boyutu,   etkilenen toplam  vücut  yüzey  alanının    yüzdesi   açısından ifade edilir.  

  • Vücudun  % 10’undan    daha az    yanıklar  makul  bir  prognoza  sahiptir  
  • Vücudun    % 10-15’inde    yanıklar  zayıf  bir  prognoza  sahiptir
  • Vücudun  % 20’sine   kadar   yanıklar  prognoza  sahip  değildir  ve  hızlı  ötenazi  gereklidir

Yanık alanı hesaplamak için yukarıdaki çizimleri kullanabilirsiniz. Bu, insanlar için Lund ve Browder Charts’tan alınmıştır ve görsel koala vücudunun temsilidir. Alanlar  yetişkinler için yüzey alanlarına dayanmaktadır.  

Makropodlar için yüzey alanları belirlenmemiştir – ve kuyruğun önemi türler arasında değişir. Sıvı tedavisi bölümünde kanin ve felinler için alanlar belirtilmiştir.

Yanık yeri önemlidir. Yanıklar tüyler ve kürkler tarafından gizlenmiş olabilir ve bu nedenle yanığın gerçek boyutu değerlendirilmemiş olabilir. Eklemlerin yakınındaki hasar ve sonrasında skar dokusunun oluşumu uzuvların hareketini kısıtlayabilir.

FASYAL VE  SOLUNUM  YANıKLARı

Isı  ve  dumanın      solunması sonucu oluşan akciğer yetmezliğinden doğrudan orman yangınının kendisinden çok daha fazla hayvan    ölecektir.    Bu nedenle, hava yolunun kontrolü önceliktir. Yüz yanıklarına dair kanıt varsa  ağız, burun boşluğu, hava yolları, akciğerler ve  özofagusta hasardan şüphelenilmelidir. Küçük olsa bile, hatta burun ve ağız çevresindeki yüz kılları yanmıştır. Yanmayı takiben, fasyal kısımda şişme kötüleştikçe, erken veya aşamalı olarak hayati önemi olabilir. Üst hava yolu tıkanıklığı,yüzde gözle görülür yanıklar olmasa bile duman solunmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Duman soluma 

Duman inhalasyonu prognozu önemli ölçüde etkiler ve bu yaralanmanın tam etkisi 24 ila 36 saat boyunca görülmeyebilir. Ani klinik belirtiler (hipoksi ve solunumda hırıltı/hırıltı) genellikle

sadece ciddi vakalarda görülür. Pulmoner hasarın ve sistemik patofizyolojinin çoğu, karbon monoksit ve hidrojen siyanür dahil olmak üzere toksik kimyasalların solunmasından kaynaklanır. 

İnhalasyon yaralanması için tedavi protokolleri, bronşiyal hijyen tedavisi ve oksijen takviyesini içermelidir. Tedavinin başarısı nabız oksimetresi, seri torasik radyografi veya sadece klinik yanıt ile izlenebilir. Steril salinin nebulizasyonu, oksijen tedavisi (yüzde 100 oksijenden 5 ila 10l/dk) ile birleştirilebilir 

İLK YARDIM 

Orman yangınlarda tüm ilk yardımların temeli TYHSD (Tehlike, Yanıt, Havayolu, Solunum ve Dolaşım: DRABC- Danger, Response, Airway, Breathing, Circulation). Hava yolu,  solunum ve dolaşım birlikte değerlendirilir. Bunu kanama muayene, bilinç ve ağrı seviyesinin değerlendirilmesi takip eder. Acil  tıbbın altın kuralı öncelikle hayatı en çok tehdit eden sorunları  tedavi  etmektir.    

Tehlike

Hayvanı tedavi etmek için yakalamadan önce, bunu yapmanın sizin ve diğer hayvanlar için güvenli olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Etrafınızı dikkatlice değerlendirin. Yangın alanında düşebilecek ağaçlar, elektrik hatları, rüzgarın yönü değerlendirilmelidir; hayvanlar şiddetli tepki vererek, kendilerine/diğer hayvanlara veya size saldırabilir. Her hayvan türü için yakalama/tutuş şekli farklıdır. Ortadaki tehlikeler değerlendirilmeli, riskler en aza indirilecek şekilde müdahale edilmelidir.

Yanıt

Isırılma,  çizilme  veya    tekmelenme  olasılığını nasıl azaltacaksınız?   Zoonoz  veya  envenomasyon    riski  var mı? Hayvanı gerçekten nasıl  yakalayacağınızı, kaldıracağınızı  ve  nakledeceğinizi değerlendirin.  

Hayvanın farkındalık seviyesini kontrol edin – bilinçli, yarı bilinçli veya bilinçsiz olabilir. Bu daha sonra

da değerlendirilebilir (ABC- havayolu, solunum ve dolaşım sonrası)

Hava yolu

Hava     yolunun    açık  olduğundan  ve  hayvanın nefes alabildiğinden  emin  olun. Hayvan   bilinçsizse,  ağzı   kontrol edin  tıkanıklığı giderin ve dili çekerek ve başı uzatın. Nefes alma düzenini gözlemleyin.  

Gelen tüm hayvan   hastalarında (bilinçli veya bilinçsiz),solunum sıkıntısı, siyah / isli balgam, yüz şişmesi, öksürük,  açık ağız solunum, solunum hızının artması, burun akıntısı, irritasyon,  üst solunum yolu ödemi için değerlendirin. Entübe endike durumda, entübe edin.

Solunum

Solunum değerlendirilmeli ve gerektiğinde destek sağlanmalıdır. Göğüs duvarında çevresel  yanıkların  olduğu    yerlerde eskarotomi (cerrahi bir işlem) gerekebilir.  

Orman yangını kurbanlarının kurtarılması ve tedavisine katılanlar, çeşitli hayvanlarda nefes almanın tehlikeye girdiğini gösteren işaretleri önceden bilmelidir.   Daha sonraki solunum sıkıntısı belirtileri açık ağız solunum,  mukoza zar rengindeki değişikliklerdir    (gri ve/ veya mavi,  yanisiyanoz). Bu aşamada,en önemlisi akciğer fonksiyon kaybı olmuştur ve veteriner müdahalesi olmadan  pulmoner  arrest  yakındır.     Hayvan    nefes    almıyor, ancak  bir  kalp  atışı  veya nabız  varsa,  suni  solunuma  başlanmalıdır.    

Dolaşım

Sirkülasyonun yanı sıra kalp atışı, nabız hızı ve kalitesi, mukoza zarı rengi  ve kılcal kapillar dolum süresini kontrol edin. Herhangi bir kanama olup olmadığını kontrol edin ve eğer varsa, nereden geldiğini belirleyin, kontrol etmeye çalışın.

Hayvan nefes almazsa ve nabız /kalpatışıyoksa, kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) hemen başlamalıdır.  

Hemoraji

Kanama varsa, kontrol edin. Genellikle  kanama bölgesine uygulanan basınç etkilidir. Steril  temiz yapışmaz bir ped ve bandaj kullanın. Pamuk doğrudan yaraya uygulamayın, çünkü yapışacak ve komplikasyonlar ortaya çıkacaktır.  Mümkün  ve  uygunsa,  etkilenen bölgeyi yükseltin ve hareketsiz hale getirin.    

Yanık yarasını  soğutun

Termal yanık yarasının akan musluk suyu ile soğutulması (12-18°C) ısıyı giderir ve böylece yanık ve doku hasarının ilerlemesini en aza indirir.  Ayrıca ağrının dindirimesini, yaranın temizlenmesini ve şişliğin en aza indirilmesini sağlar.

Soğutma süresine ilişkin kanıtlar belirsizdir, ancak mevcut genel fikir birliği 30 dakikaya kadar yapılması gerektiğidir. Bu, yaralanma sonrası 3 saate kadar faydalıdır. Orman/Çalı yangınlarında,  çoğu      durumda,  yaralanma  meydana gelen yaralanmadan sonraki 3  saat    içinde  bir  müdahalecinin  orada  olması   olası değildir. Bununla birlikte imkan varsa, yarayı akan musluk suyu ile  yıkamak rahatlama  sağlayacak  ve  yarayı temizleyecektir.

Akan su yoksa, etkilenen  alan  suya  daldırılabilir  veya  ıslak  havlu/kompres  veya  hidrojel  kullanılabilir. Bunlar  da  sadece  20-30  dakikaya    kadar  açık bırakılmalıdır. Doğrudan BUZ uygulaması YAPILMAMALIDIR.

Soğutma, küçük kısmi kalınlık yanıkları için en faydalıdır. Büyük yanıkların uzun süre soğutulması hipotermiye yol açabilirDerin  yanıkların da uzun süre soğutulmasının yararlı olması olası değildir.  

Buz veya çok soğuk su, vazokonstriksiyona neden olabileceği ve kan akışını azaltarak  yaralanmayı kötüleştirebileceği için yanıklarda kullanılmamalıdır.

Hipotermi riskinin farkında olun. Hastayı sıcak tutmak önemlidir. Yanığı soğutun, hastayı değil. Merhem, yağ, veya krem kullanmayın, çünkü ısıyı koruyabilir  ve  yaralanmayı da kötüleştirebilirler.  

Oküler yanıklar

Gözler acil müdahale gerektirir. Hastanın yüz yanıkları olduğundan şüpheleniliyorsa, göz kapaklarının etrafında kabuklanma, gözyaşı akıntısı,  gözlerin  kapalı, şaşı ya da körlük olabilecek şekilde hasarlı görülebilir. Gözler ateşin kendisinden, ısıdan, dumandan veya enkazdan etkilenebilir. Gözleri bol miktarda tuzlu suyla yıkayın (izotonik) veya hemen ılık suyu temizleyin. 15 dakikaya kadar işlemi tekrarlayın. Soğutmanın etkilerinde olduğu gibi, yıkama daha fazla hasarın ilerlemesini önleyecek ve hasta için anında rahatlama sağlayacaktır.  

Yanığı kapatın- Pansuman

Genellikle, bir yanığı soğuttuktan sonra, özellikle yara yüzeyinin kabardığı ve/veya açık olduğu yerlerde örtülmelidir. Yanığın üzerini örtmek bakteriyel  kolonizasyonun  yanı sıra  desikasyonun önlemesine yardımcı olur ve maruz kalan sinir  uçlarından kaynaklanan ağrıyı  hafifletir. 

Pansuman yapılmasını gerektirecek bir durum yoksa yanık yarasını steril yapışmaz bir pansuman veya temiz bezle örtün. İlk uygulamada steril  su  kompresleri  ve  kuru gazlı bez ile  takip edilen steril  su  ile  nemlendirilmiş  Acticoat  (Nanokristal Gümüş İçerikli Antimikrobiyal Bariyer Sargı) uygulanabilir.  

Steril yapışmaz pansuman mevcut değilse, kullanılacak mükemmel bir acil pansuman

malzemesi temiz plastik streç film sargısıdır. Bu, daralmaya    neden    olabileceği için çevresel   olarak değil, yaranın üzerindeki şeritler halinde uygulanmalıdır (yani ödem  kötüleştikçe  turnike  etkisi    olabilir).  

Bu kaplama, yanığın zaten soğutulduğunu varsayarak birkaç saat için uygundur (ısıyı koruduğu için). Ayrıca,  Soffban (doğal alçı altı pamuğu, bakteriyostatik etkili) gibi bir dolgu katmanının ardından kohesiv elastik bandaj ile dış katman yapılması önerilir.

Sıcak, nemli subtropikal iklimlerde yanık pansumanlarının hızla enfekte olduğunu, bu nedenle ortama bağlı olarak yanık  yaralarının açık bırakılması  gerektiğini  unutmayın.

Pansuman değişiklikleri çok ağrılı olduğu için bandaj değişikliklerinin en az ilk haftası için sedasyon ve/veya anestezi önerilir.

Ağrı Kesici

Yanan hayvanlarda ağrı şiddetli olabilir. Erken ağrı kesici uygulanması ağrının yanında, iyileşmeyi de hızlandıracaktır. Nöropatik ağrı sendromunun önlenmesine yardımcı olur, tüm dokuların iyileşmesini iyileştirir, hastanın daha iyi hissetmesini sağlar, kendine zarar vermenin önüne geçilmesini ve diğer problemleri engeller.

Hayvanları kurtarırken orman yangını durumunda ilk müdahale olarak, fiziksel ağrı yönetimi

yapılacaktır. Bu şunları içerebilir:

  • Manuel kısıtlama  –  örneğin  kanatlar,  bacaklar,  boyun,  kuyruk  tutma
  • Gözlerin yıkanması ?  soğutma  etkisi  artı  yabancı  maddeyi  temizler
  • Yanmaların soğutulması
  • Yaralanırsa  hareketliliği  azaltmak  için    atellerin,  bandajların uygulanması
  • Sakinleştirme cihazları  ?  çanta,  havlu,  kutu
  • Stres yönetimi  ? gürültüleri en aza indirme,    tutuş şekli

Bazı   hayvanlar    yakalanmak / taşınmak    için    yatıştırılabilirken,    sedasyonun  analjezi  olmadığını  unutulmaması gerekir.  

Opioid ve alfa-2 agonist kombinasyonları ile nöroleptanaljezi, yanık tedavisi ile ilişkili akut ağrının yönetiminde özellikle yararlıdır. 

Lokal anestezik ajanlar, bandaj temas tabakasının çıkarılmasından önce topikal olarak da uygulanabilir; 9:1 oranında lidokain (yüzde 2) ve sodyum bikarbonat çözeltisi bu amaçla uygulanabilir. 

Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID), opioidler ve ketamin gibi diğer analjezikler, sabit hızlı infüzyonlar olarak daha sonra arka plan ağrısını yönetmek için kullanılır. Özellikle hareketli alanlarda yara kontraktürü nedeniyle kronik ağrı oluşabilir ve cerrahi skar revizyonu gerekebilir. Ağrı kontrolü dışında derinin yenilenmesi için  de antiinflamatuarlar önemlidir.

Hayvan türüne göre NSAID tercih edilmelidir. Meloksikam, tramadol kullanılabilir.

Antibiyotikler  en az 7 gün ve genellikle   nekrotik doku  dökünürken iki hafta boyunca gereklidir.

  • Amoxil / Clavulox. Yaraları istila etmesi muhtemel cilt bakterilerine (Staphylococcus gibi)  karşı iyi bir spektruma    sahiptir.  
  • Enrofloksasin (Baytril) enjekte edilebilir. Antibiyotik uygulamasında her    vakanın ayrı

ayrı değerlendirilmesi      gerekir.

Sistemik antibiyotikler yara bölgesine nüfuz etmeyebilir, bu nedenle topikal antimikrobiyal tedavi  antibiyotik merhemler ve kremler ile endikedir. Gentamisin, polimiksin, neomisin ve basitrasin

yanık yaralarındaki kontaminant floraya ve florokinolonlara karşı çok etkilidir.

Aloe vera’nın normal dermal damarların korunmasına yardımcı olabilecek belirli antiprostaglandin etkileri gösterilmiştir.

Şok

Yangınlardan kurtarılan yabanilerin çoğunun şok ve dehidratasyondan muzdarip olacağı varsayılabilir. Bu nedenle, ilk yardım ve ilk değerlendirmeyi sağladıktan sonra, hayvan  veteriner dikkatini beklerken   karanlık ve  sessiz bir yerde sıcak tutulmalıdır. 

Dışarıdaki    havanın  hala sıcak olması veya yanık nedeniyle hayvanların serin  bir  ortamda  tutulması    gerektiğini  düşünmek  cazip olsa da bu doğru bir yaklaşım olmayabilir.Hayvan şoktaysa sıcak tutulmalıdır. Tedavi edilmezse klinik şok ölümcül olabilir. 

Sıvı resüstasyonu

Büyük bir yanık büyük sıvı ve besin kaybına neden olabilir. Yanıklardan kaynaklanan büyük sıvı kaybı  hipovolemi, tromboz, doku ölümü, zayıf dolaşım,  protein kaybı,  böbrek yetmezliği ve  hatta ölümle sonuçlanabilir. Yanık kurbanları her zaman  stresli, susuz ve şokta olabilir.

Durumları  hayatı tehdit edebilir. Sıvılar esastır ve bu durumdaki parenteral (enjeksiyon yoluyla) sıvılar oraldan daha iyidir. Sıvı vermek    de  hayvanın daha iyi   hissetmesine  yardımcı    olacaktır.  

Sıvı tedavisine  en kısa  sürede        başlanmalıdır.       Sıvıların   uygun  şekilde verilmesi  yanık  hastalarının  hayatta kalmasını  doğrudan  iyileştirir.  Bu çözeltilerin kolloidlere göre daha küçük hacim genişletme etkisine sahip olduğu gösterilmiş olmasına rağmen,ilk resüsitasyon kristaloidlere dayalıdır. İlk 24 saat boyunca meydana gelen artan kapiller geçirgenlik nedeniyle kolloidler ekstravasküler boşluğa geçecek, onkotik bir etki gösterecek ve genellikle üçüncü boşluk olarak adlandırılan paradoksal bir artışa neden olacaktır.

Laktatlı Ringer solüsyonu resüsitasyon için standart kristaloid olarak kalır. Pratikte en kolay yaklaşım, uygun bir başlangıç sıvı hızı hesaplamak ve ardından temel fizyolojik parametreler için kabul edilebilir değerler elde etmek için ayarlamalar yapmaktır. Özellikle sıvı uygulaması, yaklaşık 1 ml/kg/saat idrar çıkışını ve ortalama arter basıncını 70 mmHg’nin üzerinde tutmak için yeterli olmalıdır. Artan vasküler geçirgenlik ödemi alevlendirebileceğinden, kolloid veya albümin uygulaması yaralanmayı takiben 24 saat ertelenmelidir. 

Sol ön bacak 9% 
Sağ ön bacak 9% 
Sol arka bacak 18%
Sağ arka bacak 18%
Kafa ve boyun 9% 
Göğüs18%
Abdomen 18%

Yanık hasarının miktarı göz önüne alındığında, bu formül hastanede yatışın ilk 24 saati boyunca sıvı

tedavisi için bir kılavuz olarak kullanılabilir:

 Köpek: ilk 24 saatte verilecek hacim = 2?4 ml/kg × etkilenen toplam vücut yüzey alanı

 Kedi: ilk 24 saatte verilecek hacim = 1-2 ml/kg × etkilenen toplam vücut yüzey alanı

İlk 24 saatlik süreden sonra hastanın ilerlemesine göre ayarlamalar yapılabilir.

Yanık bölgeleri yoğun bir protein kaybı yaşar. Protein kaybı onkotik basınçta bir azalmaya yol açar. Kolloid onkotik basınç, sıvıyı bir bölme (intravasküler boşluk gibi) içinde tutar ve yarı geçirgen zardan geçmesini engeller. Onkotik basınçtaki bir azalma, protein kaybı karşısında vücut suyu normal kompartımanlarında muhafaza edilmediğinden daha fazla sıvı kaybına yol açar. Etkilenen alan ne kadar büyük olursa, hipovolemiye katkıda bulunan sıvı kayıpları o kadar büyük olduğundan, vücudun ne kadarının etkilendiğini tam olarak düşünmek önemlidir.

Ciddi yanık yaralanmalarında olduğu gibi hipoproteinemik hastalarda kristalloid sıvı tedavisi kolloidler veya sentetik kolloidler kullanılarak desteklenebilir. Kolloidlerin kullanımı, kolloid onkotik basıncı artıracak ve kristaloidlerin vaskülatürde daha uzun süre kalmasına yardımcı olacaktır. Yanık hastalarında sızdıran kılcal damarlar önemli bir sorun olduğundan, kolloidler sıvı tedavisinde faydalı bir araçtır. Kolloidler, yaralanmadan çok kısa bir süre sonra ortaya çıkarsa, kullanımları hasta için zararlı olduğu için uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Kılcal sızıntı en çok hakaretten sonraki ilk 6-8 saat içinde belirgindir.

Bu süre içinde kolloidler kullanılırsa, kılcal damarlardan da sızarlar. Sıvı çekme yetenekleri göz önüne alındığında, sıvı protein moleküllerini takip edeceğinden, proteinlerin kaybı hastanın hipovolemik durumunu şiddetlendirecektir. Vaskülatürden sızan protein, interstisyel ödeme ve muhtemelen pulmoner ödeme yol açar. Yaralanmadan sonraki ilk 6-8 saat içinde kolloid tedavisinden kaçınılması önemlidir. 

Hayvanın kliniğe getirildiğinde %  10  susuz olduğunu ve 12   ila  24 saat boyunca    yiyecek  veya  içecek  yemediğini    varsaymak en   hızlısıdır.        Hayvanların          ağırlığından bir  tahmin yapılması   gerekecektir   (mevcut ölçek olmadığı    varsayılarak).       Bu  başlangıç aşamasında,     24  saat  içinde  gereken  tüm sıvı verilmese de başlangıcı hızlı şekilde yapabilmek önemlidir.

 Oral sıvılar başlangıçta sunulmalıdır. Hayvan         ilgilenmiyorsa    veya  direniyorsa,  aspirasyonel  pnömoniye  neden    olabilecek    sıvıyı zorlamak    yerine,  deri altı  uygulababilir.

Hartmann’ın  sıvısını  vermeyin,    çünkü  bu  hem laktat hem de potasyum içerir (hastada bu seviyeleri belirlemek için testler yapmadıysanız)  ve  miyopati  veya  dehidratasyondan  muzdarip    hayvanlara    verildiğinde    tehlikeli  olabilir.  

Hücrelerin yanmış dokulara tahribatıyla ilişkili hiperkalemiyi değerlendirmek için ilk 24 saat boyunca potasyum seviyeleri izlenmelidir. Bu aşamada 4-5 mEq/L potasyum içeren solüsyonlar önerilir.

Serum protein seviyelerini, idrar üretimini, hematokrit seviyesini, hemoglobini, elektrolitleri ve kan gazlarını kontrol edin. Toplam protein 3 gm/dl’nin altına düşerse taze plazma veya kolloidler eklenmelidir. Asidoz sodyum bikarbonat ile düzeltilebilir; Her saat veya 30 dakikada bir 5 mEq/kg vücut ağırlığı verilebilir. Hematokrit %20’nin altına düşerse veya hemoglobin 7 gm/dl’nin altına düşerse tedaviye tam kan veya yıkanmış kırmızı kan hücreleri eklenmelidir. %30’un üzerindeki Hct hedeftir.

Yanıkların  Yaralarının İyileşmesi

Küçük kısmi kalınlıktaki yanıklar, dermis kısmen sağlam olduğu için genellikle iyi prognozla iyileşir. Küçük tam kalınlıktaki yanıklar da bu şekilde yönetilebilir, ancak iyileşme, yara oluşumu ve kontraktür ile sonuçlanacaktır. Tedavi için öncelikler yeterli analjezi ve yarayı daha fazla travma ve enfeksiyondan korumaktır. Bandaj, ağrıyı en aza indirmek, sıvı kaybını azaltmak ve otolitik debridman ve yeniden epitelizasyonu desteklemek için nemli (yarı tıkayıcı veya tıkayıcı) bir temas tabakası içermelidir. Topikal antimikrobiyal (gümüş sülfadiazin) tavsiye edilir ve özellikle belirtilmediği sürece sistemik tedaviye tercih edilir.

Büyük yanıklar (hem derin kısmi kalınlıkta hem de tam kalınlıkta), eskarı (kalın, nekrotik doku) ve diğer cansız dokuyu çıkarmak için cerrahi olarak debride edilmelidir. Tedavi edilmediği takdirde enfeksiyon ve sistemik inflamatuar yanıt sendromu ortaya çıkabilir. Derin yanıkların keskin cerrahi debridmanı (kas ve kemik hariç) tanjansiyel debridman ile gerçekleştirilir, burada etkilenen doku canlı kanayan dokuya ulaşana kadar çok ince tabakalar halinde dilimlenir. Kas ve kemiğe uzanan daha derin yanıklar, hasarın daha yüzeysel olduğu yanık çevresinden başlayarak daha derin katmanları debride etmek için içeriye doğru ilerleyen katmanlı debridman gerektirir 

Nem tutucu pansumanlar, enzimatik veya kimyasal debridman ajanları ile müteakip otolitik debridmanların tümü, artık cansız dokunun çıkarılması için uygulanabilir. Benzer şekilde, nanokristal gümüş pansumanlarla birlikte negatif basınçlı yara tedavisi de kullanılmıştır, ancak hastalar bu tedaviden önemli rahatsızlık duyabilirler. Sağlıklı bir granülasyon yatağı oluşturulduktan sonra deri greftleri veya fleplerle kesin cilt rekonstrüksiyonu yapılabilir.

Acil cerrahi debridman şiddetle tavsiye edilirken, bazı durumlar bunu engelleyebilir. Gümüş sülfadiazin ile kombine seryum nitrat, 40 yılı aşkın bir süredir yanık yaralarını tedavi etmek için kullanılmaktadır ve sonuçları akut eskarektomi ve greftleme ile karşılaştırılabilir. Seryum, eskarı sert, geçirimsiz hale getirir ve gecikmiş eskarektomi ve cilt rekonstrüksiyonu yapılmadan önce birkaç hafta boyunca yara yatağına sıkıca yapışır.

   Yanıkların prognozu hayvandan hayvana değişir.  Bununla birlikte,  tüm      yaraların  iyileşmenin üç aşamasını  takip  ettiğini  anlamamız    gerekir:  

  • Ölü  dokunun  çıkarılması  ve  enfeksiyonun  çözülmesinin meydana geldiği enflamatuar   evre  (gün  1  ?  gün  5).  
  • Granülasyon dokusunun yarayı kapladığı proliferatif faz (gün 5 ? gün 14)
  • Cildin  yarayı  kapladığı  yeniden şekillendirme aşaması  (gün  7  ?  gün  28).  

Bu    yüzden ilk  haftada,  çok fazla    akıntı  (nekrotik doku) olan  ağlayan,  enfekte  bir yara görüyoruz.     Bandaj değişiklikleri günlük olarak gereklidir.  

7  –  10. gün, eskar (yanmış  ölü  doku)    kaldırır. Ancak        bu  noktada  yanığın  şiddeti belirginleşir. Hayvanların bazılarında, alttaki yapılara verilen büyük  hasar    nedeniyle  bu  noktada  ötanazi gerektirebilir. Bandaj değişiklikleri    artık    alternatif  günlerde  yapılabilir.  

Derin  kısmi  kalınlıkta  yanmalarda  14. günde tırnaklar düşebilir. Tırnak yatağı çok hassastır ve  iyileşirken  bir      bandajla  kaplanması gerekir – iyileşmesi bir ay  kadar sürebilir.  

14        -21       gün      boyunca          yanık   iyileşmesinde değişme          yoksa, enfeksiyon    yönüyle değerlendirilmelidir.

Beslenme Majör yanıklar, hiperglisemi ve vücut protein depolarının katabolizması ile karakterize hipermetabolik bir duruma neden olur. Bu nedenle, ek E vitamini takviyesinin, özellikle duman inhalasyon yaralanması için klinik sonuçları iyileştirebileceğini düşündüren bazı kanıtlarla birlikte, yüksek enerjili bir kritik bakım diyeti önerilir. Yeterli analjezi, sedasyon ve uyku sağlanması, stresle ilişkili katekolamin salınımını ve ilişkili hipermetabolizmayı azaltır. B grubu vitaminler bu amaçla yardımcı olabilir. C vitamini iyileşme süresini azaltır. E vitamini ise  yanıklarda faydaları olan bir antioksidandır. Sağlıklı bir deri için ise A vitamini gereklidir.

Tüm uygulamalar boyunca

Hayvanı  sıcak,  karanlık  ve sessiz tutun. Ortam sıcaklığı 24 – 30ºC arasında   olmalıdır. İnsan 

trafiğini  ve gürültüsünü en aza indirin. Evcil hayvanları  ve  çocukları  uzak tutun. 

Diğer Yaralanmalar 

Hayatı tehdit eden koşullar ele alındıktan sonra, yanıklarla ilgili olmayan diğer yaralanmalara da müdahale edilebilir. Bunlar, yangından kaçarken veya yerinden edilmekten ve açıkta kalan bir ortamda avlanmaya  karşı savunmasız olmaktan dolaylı diğer hayvanların saldırısı nedeniyle olabilir. Olası tüm hareketlerden kaçınmak için belirgin herhangi bir kırık olmasına karşı, hayvan stabilize edilir. Bu  durum özellikle kaplumbağa ve yılanlarda önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.