Her yıl 28 Eylül, kuduz aşısının mucidi büyük bilim insanı Louis Pasteur’ün ölüm yıl dönümü olması vesilesiyle Dünya Kuduz Günü olarak anılmaktadır. Bu özel gün, sadece Pasteur’ü anmakla kalmaz, aynı zamanda kuduzun önlenmesi konusunda küresel farkındalığı artırmak ve hastalığa karşı mücadelede toplumsal eylemi teşvik etmek amacıyla bir platform görevi görür. Nitekim, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) öncülüğünde yürütülen küresel strateji, 2030 yılına kadar köpek kaynaklı insan kuduzu ölümlerini sıfırlama hedefini ortaya koymaktadır. Ankara Veteriner Hekimleri Odası olarak bizler de bu küresel hedefin bir parçası olma sorumluluğuyla, bu önemli günde hem insan hem de hayvan sağlığını tehdit eden bu ölümcül hastalığa karşı toplumsal bilinci güçlendirmeyi amaçlıyoruz.
Kuduz: %100 Önlenebilir Ancak %99,9 Ölümcül Bir Tehdit
Kuduz, enfekte bir hayvanın salyası yoluyla (genellikle ısırma veya tırmalama ile) bulaşan, merkezi sinir sistemini etkileyen ölümcül bir viral hastalıktır. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavisi mümkün olmayan bu hastalık, %99,9’a yakın bir ölüm oranına sahiptir. Ancak unutulmamalıdır ki kuduz, aşı ile %100 önlenebilir bir hastalıktır. Bu basit ama hayati gerçek, kuduzla mücadelenin temelini oluşturmaktadır.
Veteriner Hekimlerin Kuduzla Mücadeledeki Rolü
Veteriner hekimlik mesleği, insan ve hayvan sağlığının ortak bir paydada buluştuğu “Tek Sağlık” konseptinin temel bir bileşeni ve en etkin uygulayıcısıdır. Bu bağlamda kuduzla mücadele, mesleğimizin halk sağlığını koruma misyonunun en somut örneklerinden birini oluşturmaktadır. Meslektaşlarımızın yürüttüğü düzenli aşılama faaliyetleri, evcil hayvan popülasyonunda kitlesel bağışıklık sağlayarak hastalığın insanlara bulaşmasını önleyen birincil koruma kalkanını teşkil etmektedir. Bununla birlikte, hayvan sahiplerini ve toplumu riskler hakkında bilgilendirerek koruyucu hekimlik bilincini yaygınlaştırmak da asli görevlerimiz arasındadır. Ayrıca, şüpheli vakaların tespiti ve ilgili kamu otoritelerine raporlanması suretiyle, olası salgınların önüne geçen epidemiyolojik sürveyans sisteminin en kritik halkasını oluşturmaktayız. Dolayısıyla veteriner hekimlerin rolü, tek bir hayvanın tedavisinin ötesinde, toplumun genel sağlık güvenliğinin idamesi için vazgeçilmez bir öneme sahiptir.
2025 Yılı Teması: “Şimdi Harekete Geç: Sen, Ben, Toplum”
Bu yılın teması, kuduzla mücadelenin bireysel bir çabadan öte, kolektif bir sorumluluk olduğunu vurgulamaktadır. Bu tema hepimize şu mesajları veriyor:
- SEN: Sorumluluk al. Evcil hayvanının kuduz aşılarını zamanında yaptır. Sahipsiz ve garip davranışlar sergileyen hayvanlara karşı dikkatli ol ve durumu yetkililere bildir. Kuduz hakkında doğru bilgiyi edin.
- BEN: Örnek ol. Sorumlu bir hayvan sahibi olarak çevremdekilere doğru davranışları göster. Bilgimi ve farkındalığımı ailemle, arkadaşlarımla ve komşularımla paylaş.
- TOPLUM: Birlikte hareket et. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve komşularımızla iş birliği içinde aşılama kampanyalarına destek verelim. Unutmayalım ki, toplumdaki aşılama oranı ne kadar yüksek olursa, hepimiz o kadar güvende oluruz.
Ankara Veteriner Hekimleri Odası olarak tüm vatandaşlarımızı bu mücadelede aktif rol almaya davet ediyoruz. Bu kapsamda, evcil hayvanlarınızın kuduz aşılarını yasal bir zorunluluk ve vicdani bir görev olarak görerek aşı takvimini veteriner hekiminizle birlikte eksiksiz takip etmeniz hayati önem taşımaktadır. Ayrıca, tanımadığınız veya davranışları normal olmayan hayvanlara, özellikle çocuklarınızı koruyacak şekilde, mesafeli yaklaşmanızı rica ediyoruz.
Çevrenizde hasta veya saldırgan davranışlar sergileyen bir hayvan gördüğünüzde durumu vakit kaybetmeden ALO 153 Mavi Masa veya ilgili Tarım ve Orman Müdürlüklerine bildirmeniz, toplum sağlığı için atılacak en doğru adımdır. Herhangi bir ısırık veya tırmalanma durumunda ise yaranın 15 dakika boyunca sabunlu ve bol suyla yıkanması ve derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini bir kez daha önemle hatırlatmak isteriz.
Kuduzla mücadeleyi birlikte kazanabiliriz. Bilgi, sorumluluk ve iş birliği ile hem sevimli dostlarımızı hem de kendimizi bu ölümcül hastalıktan koruyalım.