Kurban Bayramı’nın sağlıklı ve güvenli geçmesi, sürecin her aşamasında doğru kararlar alınmasına bağlıdır. Ankara Veteriner Hekimleri Odası olarak halk sağlığı, hayvan refahı ve gıda güvenliği alanındaki sorumluluğumuz çerçevesinde vatandaşlarımızın dikkatine sunmak istediğimiz önemli hususlar bulunmaktadır. Veteriner hekim denetiminden geçmeyen kayıt dışı hayvanların satışı ve kontrolsüz alanlarda yapılan kesimler, hayvandan insana bulaşan hastalıkların yayılmasına ve ciddi halk sağlığı sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın kurbanlık seçiminden kesim sonrası et muhafazasına kadar sürecin her aşamasında dikkatli ve bilinçli davranması büyük önem taşımaktadır.
Kurbanlık hayvan seçiminde en temel kriter, hayvanın kayıtlı ve izlenebilir olmasıdır. Kulak küpesi bulunmayan, pasaportu ya da nakil belgesi eksik olan hayvanlar kesinlikle satın alınmamalıdır. Veteriner sağlık raporu; hayvanın yaşını, ırkını, aşı geçmişini ve genel sağlık durumunu belgeleyen resmi bir belgedir ve kurbanlık alımında vazgeçilmez bir güvencedir. Sağlıklı bir kurbanlık; canlı bakışlı, tüyleri parlak ve hareketli olmalıdır. Çok zayıf, güçlükle hareket eden, yüksek ateşli, öksüren, burun ucu kuru, doğal açıklıklarından akıntı gelen ya da solunum güçlüğü çeken hayvanlar kurbanlık olarak değerlendirilmemelidir. Tüberküloz, brusella, şarbon ve kist hidatik gibi hastalıkların hayvandan insana bulaşabileceği göz önünde bulundurulduğunda, hasta belirtisi gösteren hayvanların seçilmemesi hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından zorunludur. Gebe veya damızlık niteliği taşıyan dişi hayvanların kurbanlık olarak seçilmemesi de hayvan sağlığı ve hayvancılık politikaları bakımından büyük önem taşımaktadır.
Kurbanlık hayvanların yalnızca yetkili ve denetimli satış noktalarından temin edilmesi, sağlıklı bir sürecin en temel güvencesidir. Son yıllarda ülkemizde görülen şap hastalığı vakaları göz önünde bulundurulduğunda, kayıt dışı ve denetimsiz kaynaklardan yapılan alımların ciddi halk sağlığı riskleri doğurabileceği unutulmamalıdır.
Kesimler; cadde, sokak ve park gibi halka açık alanlarda değil, yalnızca belediyeler ve Kurban Hizmetleri Komisyonu tarafından yetkilendirilmiş, veteriner hekim gözetimindeki ruhsatlı alanlarda gerçekleştirilmelidir. Bazı hastalıkların hayvanlarda belirti vermeden seyredebildiği ve ancak uzman muayeneyle tespit edilebildiği göz önünde bulundurulduğunda, kesim öncesi ve sonrasında hayvanların, etin ve iç organların kesim sahasındaki görevli veteriner hekim kontrolünden geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kesim sonrasında oluşan kan, sakatat ve organik atıklar su kaynaklarına veya açık alanlara bırakılmamalı, en az iki metre derinliğindeki çukurlara gömülerek üzerleri kireçle kapatılmalıdır. Kesimi yapılan hayvanların kulak küpeleri ve pasaportları, TÜRKVET kayıtlarından düşülmesi amacıyla görevli personele eksiksiz teslim edilmelidir.
Kesim sonrası elde edilen etlerin serin ve havadar bir ortamda dinlendirilerek uygun koşullarda muhafaza edilmesi, gıda kaynaklı hastalıklardan korunmanın en temel adımıdır. Pişirme sırasında etin tam anlamıyla pişirilmesi ve etle temas eden ekipmanların hijyenine dikkat edilmesi de bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.
Veteriner Hekim meslektaşlarımız, bayram süresince hayvan pazarlarından kesim alanlarına kadar her noktada kesintisiz biçimde görev yapacaktır. Veteriner hekimlerin sahada yürüttüğü bu titiz denetim çalışmaları, pek çok hastalığın insanlara ulaşmadan engellenmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Vatandaşlarımızın resmi makamlarca belirlenen kurallara titizlikle uyması, hem bireysel hem de toplumsal sağlığımızın en güçlü güvencesidir.
Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyor, bayramın sağlık ve esenlik içinde geçmesini diliyoruz.